İbadette Samimiyet Önemlidir

Hz. Ebu Hureyre (ra) anlatıyor:

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Eğer kişi namazını herkesin gözü önünde kılınca (edebine uygun kılar) güzel yapar, tek başına kimsenin görmediği durumda kılınca da (edebine uygun kılar) güzel yaparsa, Allah Teâla hazretleri (onun ibadetinden memnun kalır ve) “Bu (kulluğunu riyasız yapan) gerçek bir kulumdur” der.

Riyâ (gösteriş)

Riya; sırf Allah rızası için yapılması gereken ibadet, iyilik, yardım ve güzel davranışları kendini beğendirmek ve gösteriş için yapmaktır. Riya, yapılan ibadet, iyilik, yardımlaşma  ve diğer güzel amellerin sevabını ortadan kaldırır. Zaten duyura duyura yardım etmek, iyilik yapmak, yaptığı iyi amelleri ballandıra ballandıra kendini öve öve anlatmak insanlar tarafından da hoş görülmez. Allahü Teâlâ,

Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. (Mâ’ûn, 107/4-6)

buyurur. Hz. Peygamber de; âhirette, kahraman desinler diye savaşanların, cömert desinler diye infak edenlerin, âlim desinler diye ilim öğrenen ve öğretenlerin, güzel okuyor desinler diye Kur’an okuyanların yüzüstü cehenneme atılacaklarını bildirir (Müslim, “İmâre”, 152; Nesâî, “Cihâd”, 22). Riyadan kurtulmanın yolu; niyetlerimizin bir muhasebesini
yapıp, gösteriş kokusu taşıyan amellerden vazgeçmektir.

Gaflet Uykusundan Sana Sığınırız!

dua gaflet uykusu ibadetlerimiz

RABBİMİZ!!!
İbadetlerimizin adete dönüşmesinden sana sığınırız.
Bize itaatin ve ibadetin hazzını tattır.
“Ben yaptım oldu” deme gafletinden koru bizi.
Kitabına uyduranlardan değil, kitaba uyanlardan kıl bizi…
AMİN!!!

Kendini Beğenmek Kibir Narsizm

İnsan, nefsini (kendini) büyük gördüğü müddetçe, Rabbine kavuşamaz (tam bir imâna erişemez) İnsan, nefsini (kibir, gurur, riya, haset, şehvet gibi huylarını) gübre etmedikçe, su üstünde kalamaz.

Seyyid Muhammed Râşid el-Hüseynî

Riya Dolu ve Edepten Uzak İyilik, Sahibine Yük Olur

Herhangi bir amel işlerken gösterişten uzak durmak gerekir. Böyle bir amel, tıpkı Allah’ü Teala’nın Kur’an-ı Kerim’de halis sütü tanıttığı gibi halis ve temiz olur. Şöyle buyrulur:

Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki artık ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz.

Nahl:66

Eğer o sütün içinde kan ve dışkıdan birinin özelliği bulunsa idi, süt halis olmaz ve içilmezdi.

Amellerin durumu da böyledir. Bu amellere riya veya nefsin kötü arzuları bulaşırsa Allah için olmaktan çıkar. Kul, işlediği amelde Allah’a karşı sadakat ve edebi tam olarak yerine getirmemiş olur. Allah’ü Teala da öylelerinin işlediği ameli kabul etmez.