İslamda çocuk eğitimi

“Bir kimsenin çocuğunu terbiye etmesi, bir ölçek sadaka vermesinden daha hayırlıdır.” (Tirmizî, “Birr”, 33)

Terbiye, çocuk doğmadan önce başlar. Helal lokmayla beslemek, güzel isimler vermek, görgü kurallarını yeri geldikçe öğretmek, yaş seviyesine göre dinî öğretilerde bulunmak gerekir. Çocuğun terbiyesinde anne-baba, fikir ve davranış birliği içinde olmalıdır. Annenin izin verdiği bir konuda babanın yasak koyması, babanın evet dediğine annenin hayır demesi çocuğu çelişki ve güvensizlik içerisinde bırakacaktır. Yalan söylememeyi, kanaatkâr olmayı, sözünde durmayı ancak örnek olarak öğretebiliriz çocuklarımıza. Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

“Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz.” (Tirmizî, “Birr”, 33)

Ülkemizde bazı ailelerde anne veya babalar çocuklarını “herşeyi görsün içinde bir şey kalmasın” şeklinde çarpık bir düşünceyle ne yazık ki haramlara teşvik etmekte hatta yönlendirmektedir. (örneğin; babanın, erkek evladını geneleve götürmesi veya annenin, çocuğunun dinimizce çirkin bulunan davranışlarına sempatiyle ve iyi bir şeymiş gibi yaklaşması) Bu kötü ve çirkin eylemler evlada yapılacak büyük bir haksızlık olduğu gibi, aileye de büyük bir vebal ve günah getirmektedir. O evladın yaptığı ve yapacağı her günahtan ailesi de sorumlu olacaktır. Bu nedenle çocuk terbiye ederken kendimizi de düşünmeli ve vebal altında kalmamak için çocuklarımızı İslam dinine uygun terbiye etmeliyiz.

Salavât Nasıl Getirilir (salavat getirmek)


Salavât; Hz. Peygamber için okunan ve Allah’ın rahmet ve selamının O’nun üzerine olması dileğini dile getiren dualara denir. Salavât, salât kelimesinin çoğuludur ve genellikle “Allahümme salli…” diye başlar. Salavat getirmek; peygamberimize selam göndermektir. En çok okunan salavatı şerif: “allahümme salli ala seyyidina muhammed”dir. Kur’an’da:

Allah ve melekleri şüphesiz Peygambere salât ediyorlar. (O halde) ey îmân etmiş olanlar, siz de onu kutsayın (salavât getirin) ve tam bir teslimiyetle selâm verin (kendinizi O’nun rehberliğine teslim edin. (Ahzâb, 33/56)

buyrulmaktadır. Hz. Peygamber’e salâtü selâm getirmekle ilgili hadislerden birinin meâli şöyledir:

Kıyamet günü insanların bana en yakını bana en çok salavat okuyanıdır (Tirmizî, “Vitir”, 21)

Allah’ın En Sevdiği İnsan: Takvalı İnsan

Takva; emir ve yasaklarına uyarak, Allah’a karşı saygılı olmak, dünya veya âhirette insana zarar verecek, ilâhî azaba sebep olabilecek söz, fiil ve davranışlardan, her türlü günahtan uzak
durmak demektir. Takva, şuurdan yoksun olarak çok ibadet etmek ve bedensel şekillere bürünmek değil, bütün benliği ile Allah’ a yönelme ve O’nun hoşlanmadığı davranışlardan uzak durma gayretidir. Nitekim Kur’an’da şöyle buyurulur:

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır…”

Peygamberimiz (s.a.s.) ise şöyle buyurur:

“Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalplerinize bakar” (Müslim, “Birr”, 33).

İslam Dini Aslında Ne Demektir?

Sevgi ve hoşgörü dini İslamiyet ‘in önemle üzerinde durduğu hususlardan biri de güzel ahlaktır. Güzel ahlak insanı Allah’a yaklaştırır. Peygamber efendimizin sevgisini kazandırır. Güzel ahlak sahibi olmak, kişiyi iman bakımından olgunlaştırır ve toplum nezdinde derecesini yükseltir.

İslam Dini Aslında Ne Demektir?

Peygamberimiz (s.a.s.)

“Benim katımda en sevimliniz ve kıyamet gününde meclisime en yakınınız ahlakı en güzel olanınızdır.”
(Tirmizî, “Birr”, 71)

buyurmuştur.

Fertlerin mutlu olabilmesi, toplumun huzur bulabilmesi için toplumda yaşayan insanların güzel ahlaklı olmaları gereklidir. Güzel ahlaka sahip olabilmek için Peygamber efendimiz’i kendimize örnek almalıyız. Onun gibi cömert, hoşgörülü, güler yüzlü ve tatlı dilli olmaya çalışmalıyız. Unutulmamalıdır ki, hakiki İslam, peygamber efendimizin ahlak anlayışına en benzer biçimde yaşanılan İslamdır.

İslam ve Kadın

Kadınların, kendilerine caiz olan her çeşit süslerini, yabancılara göstermeleri caiz olmadığı gibi, kürklerini de kocasından başka kimseye göstermesi caiz değildir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Ahir zamanda ümmetimin kadınları vücutlarını gösterecek (açık ve dar) elbiseler giyecekler, saçlarını da deve hörgücüne benzetecek şekilde topuz yapacaklardır. Onlar lanetliktir. İbni Hibban

Herkes baksın diye süslü elbise giyen, onu çıkartıp atıncaya kadar, Allahü teâlânın rahmetinden uzak olur. Taberani

Süs ve takılarla ilgili sual cevaplar

Evlilikte Mutlu Olmanın Yolları

Evlilik hazırlıklarında ilk önce niyetimizi gözden geçirmeliyiz. Çünkü evlilikte niyet ettiğimiz şekilde karşılık bulma ihtimalimiz yüksektir. Evlilikte mutlu olmanın yolları ilk başta salih ve iyi bir niyete bakar. İşte evlilikte mutlu olmanın başlıca sırları…

Kadın veya erkek..

  • Gözünü yabancıdan {namahramden} çekmek,
  • kendini {namusunu} korumak,
  • akrabalık hakkını gözetmek

Kim ki bu niyetlerden biri veya birkaçı üzerine evlenirse Allah’u Teala bu evlilikte o erkeği bu kadınla ve o kadını da bu erkekle mes’ûd eder.

Tövbe ve Özeleştiri

“Bütün insanlar hata yapar, hata yapanların en hayırlısı ise hatasından dönendir.” (İbn Mâce, “ Zühd”, 30)

Yüce Allah, insanı hem iyilik hem de kötülük işlemeye elverişli bir kabiliyette yaratmıştır. İnsanoğlu, bazen aklını ve iradesini kullanarak, dinimizin emrettiği ve hoş gördüğü işleri yaparken, bazen de nefsinin ve duygularının etkisinde kalarak hata ve günah olarak nitelendirilebilecek türden davranış ve tutumlar sergileyebilir. Günahlar insanın kalbini ve manevi dünyasını karartan birer lekedir. Bu durumda yapılması gereken de tövbe ile bu lekelerin temizlenmesi, günahlardan pişmanlık duyularak Allah’a tövbe ve istiğfar edilmesidir. Zaten Peygamber efendimiz de:

“Bütün insanlar hata yapar, hata yapanların en hayırlısı ise hatasından dönendir. ”

sözüyle bu hususa dikkat çekmiştir. Tövbe, bir öz eleştiridir. İnsan yaratılışı gereği hata yapmaya elverişli bir varlıktır. İnsan beşerdir, şaşırabilir. Asıl anlaşılmaz olan hatayı savunmak başka bir ifadeyle günahları meşrulaştırmaya çalışmaktır. İşte bu nedenle hata yapan, günah işleyen tövbe ettiğinde af edilebilir, fakat günahta ısrar eden, hatayı savunan asla… Öyleyse tövbe etmek, hatayı kabul edip pişman olmak bir “erdem”dir.

Amel ve Niyet

“Allah sizin ne dış görünüşünüze, ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize (niyetinize) ve işlerinize (amellerinize) bakar.” (Hadis-i şerif)

Gaflet Uykusundan Sana Sığınırız!

dua gaflet uykusu ibadetlerimiz

RABBİMİZ!!!
İbadetlerimizin adete dönüşmesinden sana sığınırız.
Bize itaatin ve ibadetin hazzını tattır.
“Ben yaptım oldu” deme gafletinden koru bizi.
Kitabına uyduranlardan değil, kitaba uyanlardan kıl bizi…
AMİN!!!