müslüman Afrika halkı yardım bekliyor

müslüman Afrika halkı açlık, kuraklık ve sefalet içinde bile bizden daha fazla İslamiyet’i yaşıyor! aşağıdaki kuran okuyan pırıl pırıl çakmak çakmak bakan çocuklar bunun bir kanıtı değil de ne! ramazanda neler yapılır diye kendinize ramazan ayında yapabileceğiniz bir iyilik düşünüyorsanız Afrika halkına yardım edebilirsiniz, çokta makbule geçecektir. sosyal yardımlaşmanın önemi özellikle bu yıl gözler önüne serildi (diğer yıllardaki afet vb günlerde de ülkemiz seferber olmuştu tabi..) ülkemizden İHH, kimse yokmu derneği, kızılay vb sosyal yardımlaşma kurumları afrikaya ve somaliye birçok yardım götürdü. Başbakan ve eşi de Afrika’yı ziyaret etti açlık ve kuraklık nedeniyle. Allah hepsinden razı olsun inşaallah, onlara bağış yapanlardan da gönüllü çalışanlardan da dernekle ilgili en ufak yetkiliden de..

Afrika yardım bekliyor! bütün çocuklar bütün bebekler güzeldir ama somalili bu müslüman çocuklar bambaşka.. ülkemizde onların yaşındaki kız çocuklara saçma sapan oryantal numaraları (kıç kıvırma gibi) erkek çocuklara da aptalca futbol tüyoları öğretilirken somalili çocukların anne ve babaları onları kuran kursuna gönderiyor ve Kur’an-ı kerim öğrenmelerini sağlıyor! onca açlık ve kuraklığa rağmen hemde.. şimdi söyleyin?? hangi millet daha fazla müslüman?!


SOMALİ’li Küçük Hafızlar

gözlerindeki pırıltılar, bakışlarındaki o masum ve tertemiz ifade, meraklı ve heyecanlı tavırları açlık ve kuraklık içinde kıvrandıklarını hatırlayınca insana derin bir hüzün veriyor.

Siz de Ramazan’a göç yollarında, aç ve susuz giren Afrikalılar için acil yardım seferberliğine katılabilir, kampanya için internet üzerinden kredi kartı ile bağış yapabilir ya da “Afrika” yazıp 3072’ye SMS göndererek 5 TL katkıda bulunabilirsiniz!

kadir gecesi

kadir gecesi

bin aydan (83 yıldan!) hayırlı kur’an-ı kerim’de geçen tek gün. bugün kur’an-ı kerim’in yeryüzüne indirilmeye başlandığı, hz. muhammed (sav) in peygamber olduğu o mübarek gün!! kadir gecesinde neler yapılabilir? hangi ibadetler yapılmalıdır? bu günde kaza ve nafile namazı kılmalı, bol bol ağlayarak içten yakarışlarla dua etmeli, tövbe istiğfarda bulunmalı, tesbihle Allah’ı hamd ve zikir etmeli, peygamber efendimize salat ve selam göndermeli, salatı tünciye salatı tefriciye okumalı, kur’an-ı kerim dinlemeli, okumalı ve anlamını okumalı bu geceyi mutlaka değerlendirmeli ve ömrümüzdeki en iyi işlerden birini yapmalıyız. ayrıca anne, baba ve akrabalarımızı hatırlamalı, büyüklerimizin ellerini öpmeli, çocukları sevindirmeli, özür dilememiz gerekiyorsa dilemeli, gönül kırdığımız biri varsa mutlaka telafi etmeli, helallik istemeliyiz (tıpkı bir bayram gibi) en önemlisi de bu günü duyura duyura, gerine gerine kutlamalıyız! dini günleri kutlamayı abes sayıp yılbaşı, doğum günü, sevgililer günü vs. kutlamayı normal gören kofti müslümanlardan olmamalıyız!!

unutmayın! bu gece karşılığı sadece Allah’tan beklenerek yapılan her bir iyilik ve ibadet inanılmaz yüksek derecede sevap ve bağışlanma sebebi olacaktır. Allah’ü Teala vaadinden dönmez! O, vaad edicilerin en güveniliridir..
hayırlı ramazanlar, hayırlı cumalar, hayırlı kandiller 🙂 ne güzel bir gün bugün, ne güzel bir gece, elhamdülillah!

kadir gecesinde okunacak dua

“Allahumme inneke afuvvun kerîmun tuhibbul afve fa’fu annî.”

kadir gecesi duasının anlamı:

“Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (Tirmizi, Daavat, 12)

(bol bol okuyun bu duayı bu kandil gecesi. salondan mutfağa doğru yürürken bile okuyun kadir gecesinde 🙂

kötülüğün arkasından iyilik

kötülüğün arkasından iyilik

Ebû Zerr (r.a.) Rasûlüllah (s.a.s.)’ın kendisine şöyle dediğini nakletmiştir:

“Nerede olursan ol Allah’a karşı saygılı ol. İşlediğin bir kötülüğün arkasından hemen bir iyilik yap ki onu yok etsin. İnsanlara güzel ahlakla muamele et.” (Tirmizi, “Birr ve’s-Sıla”, 55)

kötülüğün arkasından iyilik

Nerede ve ne durumda olunursa olunsun, Allaha karşı saygılı olmak ve O’nun emirlerini ihlal etmekten sakınmak müttakilerin özelliğidir. Hz.Peygamberin “ihsan” mertebesi olarak tarif ettiği, (Müslim, “İman”, 1) Allah’ı görüyormuşcasına kulluk etmek de böyle bir şeydir. Her şeyi, gören, bilen, işiten ve bütün gizliliklere vakıf olan bir Yaratıcıya inanmanın doğal sonucu budur. Hangi görev ve statüde bulunursa bulunsun, sürekli Cenab-ı Hakk’ın gözetim ve denetiminde olduğunu bilen bir mü’minin bilerek günah işlemesi ve günahında ısrar etmesi
kolay değildir. İşte bu duyarlılık içinde olan bir mü’minden kimseye zarar gelmez. Müslümanın ahlâkı böylesine ince olmalıdır ki rabbin sevgisi ve rızası kazanılabilsin. Allah çirkin / kötü huylarda ısrarcı davrananları sevmez. Duyarlı ve ince düşünen bir müslüman, Allah katında çok kıymetlidir.

teravih namazı neden kılınır

teravih namazı neden kılınır? Peygamberimiz (s.a.s.),

“Her kim faziletine inanarak ve sevabını da Allah Teâlâ’dan umarak teravih namazını kılarsa, onun geçmiş günahları affolunur.” (Buhârî, “Teravih”, 1)

Allah, Ramazan ayında oruç tutmamızı farz kıldı. Ben de, Ramazan gecelerinde kıyam etmenizi (teravih namazı kılmanızı) sünnet kıldım.” (İbn Mâce, “İkâmetu’s-Salat”, 173)

buyurmuştur.

Teravih namazı, erkeklere de, kadınlara da sünnet-i müekkede olup yatsı namazından sonra, vitir namazı kılınmadan önce eda edilir. Vitirden sonra kılınması da caizdir. Bu nedenle yatsının farzını kılmayan kişi camiye geldiğinde önce yatsının farzını kılar sonra da teravih için imama uyar. Teravih namazının camide cemaat ile kılınması sünnettir. Bununla birlikte, kişi evinde tek başına da kılabilir, ancak cemaat sevabından mahrum kalır.

ramazan ayının faziletleri

ramazan ayının faziletleri
Yine kutlu ramazan-ı şerif ayı geldi…
Fırsatlar kapısı ardına kadar açıldı. Acaba bu sefer hakıyla değerlendirebilecek miyiz? Her defasında kendimize verdiğimiz onca sözden birini tutacak mıyız? Her yerde rengarenk ışıklar yanacak, canlanacak adeta sokaklar…ya gönüller? Gönle de nazar eylemeli değil mi?
Hiç eksiksiz donatılan iftar sofralarında doyacak mideler, hemde tıka basa! Biraz boşluk bırakmalı ki, gönüle de yer kalsın. Tabi bunun yanında ayın sonuna yetişmesi için okunan mukabeleler, hatimler birer gönül ferahlığı… Rabbi zikirse her an, her yerde; hem dil hemde gönül ile… Bu hal sadece bir aya özel değil muhakkak, kul daima hatırda tutmalı rabbini.
Ancak değerlendirebilirsek bizim gibi kusurlu kullar için bu mübarek ay, ramazan ve oruç
rabbe daha fazla yakınlaşmaya en güzel vesilelerden biri.
Akrabalık ilişkilerinin canlandığı, yardım etme duygusunun çoğaldığı, aynı anda fakir zengin herkesin oruç nimetiyle bir anda birlik seviyesinde şuurlandığı, evlerin bereketle şenlendiği, huzur ve coşkunun aynı anda arkadaşlık ettiği ve sayılamayacak güzelliklere mashar olduğumuz bu aya bizleri eriştiren mevlamıza hamdü senalar olsun. Rabbim bizleri sevdiklerimizle birlikte nice ramazanlara eriştirsin inşaallah. (“şükür gerek bizlere” e-mail grubundan aıntıdır.)

kapanmak istiyorum, ama….

kapanmak istiyorum amakapanmak istiyorum ama… ile başlayan mazeret cümleleri tesettürlü giyinmesi farz olan buluğ çağına gelmiş her kadının ahiret hayatında ayağına dolanacak şeytani cümlelerdir.

Neden kapanmak istenmez? Bunun tek bir nedeni vardır. Çünkü kapanmak; Nefse ağır gelir…

Örtünmek isterim, ama ikna olmam lazım: “KUR’AN’DA KESİN HÜKÜM VAR YETMEZ Mİ İKNA OLMANA”

Örtünmem gerekiyor, ama geleceğimi düşünmek zorundayım: “GELECEK ÖLÜM, ONU DÜŞÜNDÜN MÜ?”

ALLAH(c.c.) beni başı açık olarak da sever: “AMA GÜNAHKAR KULUM DER!”

islamda cinsellik nasıl olmalı? marifetnameden..

İslam’da cinsellik yazılarımıza devam ediyorum. Bu tür konuları İslam’a yakıştıramayan ve edep çerçevesinde anlatıldığında dahi sanki ayıpmış gibi davrananlar mevcut günümüzde. Ancak unutulmamalıdır ki; İslam cami duvarları arasında yapılan ibadetlerle sınırlı değil, bir yaşam biçimidir. İslam’ın ölçüleri ile insan, gerçek insanlığını yaşar. Gerçek müslümanlar İslam’ı her yerde yaşamaya çalışan, İslamda belirtilen ölçülere uymakta yarışan kimselerdir.

Aşağıda anlatılmak istenen mevzu; evlilik hayatında uzun süreli mutluluk ve huzur için yapılması gerekenlerdir. Her alanda olduğu gibi İslam’ın cinsellikte de koyduğu ölçüleri detaylıca açıklamaktır. Bu detaylar kadının erkeğe, erkeğin de kadına hakkını ödemesi ve eşini mutlu etmesi bakımından bir müslümanın evlilik öncesi öğrenmesi gereken önemli detaylardır.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin Marifetname isimli eserinden, erkeğin ehli ile sevişmesi ve cimânın (cinsel ilişkide bulunmasının) edeblerini bildiren kısım. Erkeğin ehli (kadını, eşi) ile sevişmesi ve cimânın (cinsel ilişkide bulunmasının) edebleri: Ey Aziz, Edeb ehli şöyle demişlerdir:

Cima’nın edeb ve şartları ondokuz adettir:

1-Erkeğin iç gömleğinden başka bütün elbiselerini çıkarması.

2-Ehlinin(hanımının) de aynı şekilde soyunması.

3-Silinmek için iki bez almak.

4-Cima’dan önce oynaşmak ve öpüşmek. Çünkü böyle yapmak, hem bedende hafiflik, hem gönülde afiflik, hem de canda rahatlıktır.

5-Cima’dan önce e’üzü besmele çekmektir.

6-Cima esnasında konuşulmaması. Zira bu esnada konuşmak çocuğun sağır ve dilsiz olmasına sebeb olabilir.

7-İnzalden sonra ehlinin karnı üstünde, onun da işi bitinceye kadar kalmaktır. Böylece bir dahaki cima’ya kadar hanım tembel ve gevşek olmaz. Nitekim denildi ki: Kişi ehli ile birleşmek isteyince, horoz gibi olmasın. Ehlinde bulduğu lezzeti, ehli de kendisinden bulmadıkça üstünden kalkmasın.

8-Çocuk veya hayvanın yanında cima etmemektir.

9-Hanıma arkadan yanaşmamaktır (ters ilişkiden yani livatadan kaçınmaktır)

10-Çok cima ile övünmemektir.

11-Hanımının güzelliğini ve yaptığı hoşlukları kimseye söylememektir. Zira bunlar fitne doğurur.

12-Cimanın terk edilmemesine ve sık sık yapılmamasına da dikkat etmektir.

13-Cima’dan sonra üç damla da olsa bevl etmektir. Böylece meninin kalıntısı mesanede kalmaz ve hastalık meydana gelmez.

14-Cima’dan sonra sağ yanı üzerine, bedenin rahatlığı için hafif uyumaktır.

15-Bir daha cima yapmak isterse, tenasül uzvunu yıkamadan yapmamaktır.

16-Cimanın en sıhhi şekli, hanımını sırt üstü yatırıp, bacaklarının arasından (önden) yanaşmaktır. Zira cima’nın yirmi şeklinden en rahatı budur. Nitekim en kötüsü, hanımın erkek üzerine çıkmasıdır. Ve fercindeki meninin erkeğin zekerinin üzerine akmasıdır.

17-Hanımı hayızdan (adetten) temizleninceye kadar cima yapmamak. Ama onunla yatıp, yemek yesin ve içsin.

18 -Anası, kardeşi, halası, teyzesi, kızı, yeğeni ve gelini ile (mahremleriyle) cima’yı düşünmemek, hayalinden geçirmemek. Çünkü; böyle bir şeyi düşünmenin dahi günahı çok büyüktür.

19-Yabancı kadından sakınıp, onunla yalnız kalmamak tır. Zira yabancı kadınla halvet haramdır. Ona bakmak ve onunla konuşmak töhmettir, ayıptır, haramdır.

“ne oldum” değil “ne olucam” de

ebedi yolculuk

Ey insan..! Yolculuk nereye?..
Cennette ışınlanarak, rahm-ı maderden şu dünya gemisine binen insan merak etmezmi ki bu yolculuk nereye..? Gelenler ve gidenler, Nerden gelip, nereye giderler…?
Kabir açmış ağzını bekler.. İnecek başka durak var mı?
Kabir kapısı kapanmadan; Ölüm, öldürülmeden… Ahiretten başka mekan var mı .. ?

“Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.”

Mezarlıklar işi bitmemiş insanlar ile dolu…
Dünya malı Dünyada kalıyor..
İnsan Maddesi ile birlikte ancak toprak olup kayboluyor…..
Dünya ahiretin tarlası ise; oraya lazım olacak ürünleri ekmek lazım..
Günde 1 saatini ebedi bir hayat için harcamayanlar; Çok pişman olacaklar

“Ey insan.! Bu dünyada memur ve misafir olduğunu unutma.!”

İnsan dünyada vazifeli bir memurdur..
Vazifesi yaratıcısına kul ve ayine olmak, vatan-ı aslisi olan cennete hazırlanmaktır…

Ve misafirdir..
Geldiği gibi gidecektir..
Hiç bir güç onu burda tutmaya yetmez..
Madem misafirdir, edepsizlik etmesin.!

akıl alınan kişi akıllı olursa

Bir gün, yeni evli biri, ders veren hocasına dert yandı:

– Hocam, hanımla geçinemiyoruz, ne yapayım?

Hocası şöyle bi süzdü genci:

– Hanımın müslüman mı evlâdım?
– Elbette efendim.
…- Namazını kılıyor mu?
– Muntazam kılıyor.
– Tesettüre riâyet ediyor mu?
– Ediyor.
– Mübarek olsun evlâdım. Hanımın, bir “Cennet nîmeti” öyleyse. Hem de hakîkî Cennet nîmeti.

Genç bir şey anlamamıştı.

– Nasıl yâni hocam?
– Evlâdım, bu dünyâda bir tane hakîkî Cennet nîmeti vardır. O da senin hanımın gibi Allaha îman eden, namazını kılan ve örtünen sâliha bir hanımdır.

akıl alınan kişi akıllı olursa akılla yol alırsın. akıl aldığın insana dikkat et ki; kıt aklını da almasın.