kadir gecesi

kadir gecesi

bin aydan (83 yıldan!) hayırlı kur’an-ı kerim’de geçen tek gün. bugün kur’an-ı kerim’in yeryüzüne indirilmeye başlandığı, hz. muhammed (sav) in peygamber olduğu o mübarek gün!! kadir gecesinde neler yapılabilir? hangi ibadetler yapılmalıdır? bu günde kaza ve nafile namazı kılmalı, bol bol ağlayarak içten yakarışlarla dua etmeli, tövbe istiğfarda bulunmalı, tesbihle Allah’ı hamd ve zikir etmeli, peygamber efendimize salat ve selam göndermeli, salatı tünciye salatı tefriciye okumalı, kur’an-ı kerim dinlemeli, okumalı ve anlamını okumalı bu geceyi mutlaka değerlendirmeli ve ömrümüzdeki en iyi işlerden birini yapmalıyız. ayrıca anne, baba ve akrabalarımızı hatırlamalı, büyüklerimizin ellerini öpmeli, çocukları sevindirmeli, özür dilememiz gerekiyorsa dilemeli, gönül kırdığımız biri varsa mutlaka telafi etmeli, helallik istemeliyiz (tıpkı bir bayram gibi) en önemlisi de bu günü duyura duyura, gerine gerine kutlamalıyız! dini günleri kutlamayı abes sayıp yılbaşı, doğum günü, sevgililer günü vs. kutlamayı normal gören kofti müslümanlardan olmamalıyız!!

unutmayın! bu gece karşılığı sadece Allah’tan beklenerek yapılan her bir iyilik ve ibadet inanılmaz yüksek derecede sevap ve bağışlanma sebebi olacaktır. Allah’ü Teala vaadinden dönmez! O, vaad edicilerin en güveniliridir..
hayırlı ramazanlar, hayırlı cumalar, hayırlı kandiller 🙂 ne güzel bir gün bugün, ne güzel bir gece, elhamdülillah!

kadir gecesinde okunacak dua

“Allahumme inneke afuvvun kerîmun tuhibbul afve fa’fu annî.”

kadir gecesi duasının anlamı:

“Allah’ım, şüphesiz sen affedicisin, ikram sahibisin, affetmeyi seversin, beni affet.” (Tirmizi, Daavat, 12)

(bol bol okuyun bu duayı bu kandil gecesi. salondan mutfağa doğru yürürken bile okuyun kadir gecesinde 🙂

teravih namazı neden kılınır

teravih namazı neden kılınır? Peygamberimiz (s.a.s.),

“Her kim faziletine inanarak ve sevabını da Allah Teâlâ’dan umarak teravih namazını kılarsa, onun geçmiş günahları affolunur.” (Buhârî, “Teravih”, 1)

Allah, Ramazan ayında oruç tutmamızı farz kıldı. Ben de, Ramazan gecelerinde kıyam etmenizi (teravih namazı kılmanızı) sünnet kıldım.” (İbn Mâce, “İkâmetu’s-Salat”, 173)

buyurmuştur.

Teravih namazı, erkeklere de, kadınlara da sünnet-i müekkede olup yatsı namazından sonra, vitir namazı kılınmadan önce eda edilir. Vitirden sonra kılınması da caizdir. Bu nedenle yatsının farzını kılmayan kişi camiye geldiğinde önce yatsının farzını kılar sonra da teravih için imama uyar. Teravih namazının camide cemaat ile kılınması sünnettir. Bununla birlikte, kişi evinde tek başına da kılabilir, ancak cemaat sevabından mahrum kalır.

ramazan ayının faziletleri

ramazan ayının faziletleri
Yine kutlu ramazan-ı şerif ayı geldi…
Fırsatlar kapısı ardına kadar açıldı. Acaba bu sefer hakıyla değerlendirebilecek miyiz? Her defasında kendimize verdiğimiz onca sözden birini tutacak mıyız? Her yerde rengarenk ışıklar yanacak, canlanacak adeta sokaklar…ya gönüller? Gönle de nazar eylemeli değil mi?
Hiç eksiksiz donatılan iftar sofralarında doyacak mideler, hemde tıka basa! Biraz boşluk bırakmalı ki, gönüle de yer kalsın. Tabi bunun yanında ayın sonuna yetişmesi için okunan mukabeleler, hatimler birer gönül ferahlığı… Rabbi zikirse her an, her yerde; hem dil hemde gönül ile… Bu hal sadece bir aya özel değil muhakkak, kul daima hatırda tutmalı rabbini.
Ancak değerlendirebilirsek bizim gibi kusurlu kullar için bu mübarek ay, ramazan ve oruç
rabbe daha fazla yakınlaşmaya en güzel vesilelerden biri.
Akrabalık ilişkilerinin canlandığı, yardım etme duygusunun çoğaldığı, aynı anda fakir zengin herkesin oruç nimetiyle bir anda birlik seviyesinde şuurlandığı, evlerin bereketle şenlendiği, huzur ve coşkunun aynı anda arkadaşlık ettiği ve sayılamayacak güzelliklere mashar olduğumuz bu aya bizleri eriştiren mevlamıza hamdü senalar olsun. Rabbim bizleri sevdiklerimizle birlikte nice ramazanlara eriştirsin inşaallah. (“şükür gerek bizlere” e-mail grubundan aıntıdır.)

Neden Oruç Tutarız? Oruç Neden Tutulur?

Neden Oruç Tutarız? Oruç Neden Tutulur?

Oruç, ümitsiz insanların bağışlanma ümitlerini yeşerttikleri bir cennet bahçesi ve ansızın gelecek sıkıntılara karşı insanlara dayanıklı olmayı öğreten bir öğretmendir. Oruç ibadetinin hedefi ise insanları takvaya eriştirmektir. Bu husus, Kur’an-ı Kerîm’de:

 “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız ve takvaya erişmeniz için oruç,sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı (…)” (Bakara, 2/183–184)

şeklinde ifade edilmektedir.
Oruç ibadetinin asıl gayesi olan takva, Yaratanın azamet ve ihtişamı karşısında, insanı aşk, muhabbet duygularıyla karışık bir şekilde Allah’tan korkmaya iten korku ve sakınma halidir. Oruç tutan insan nefsin beslendiği iki yolu tıkamış olur. Bunlardan biri mideden geçer. Midenin aç ve susuz bırakılması nefsin arzularını dizginler.
Orucun ikinci tıkadığı yol şehvet ve arzuların yoludur. İnsanı cinsel duygudan bir süreliğine de olsa çekip alan oruç, nefsin elindeki iki büyük kozu: tokluk ve doyum duygusunu almış olur.
Oruç bu iki duygunun yerine, ulvi duyguları yerleştirir. Oruç sayesinde imanın lezzetine varan mümin, kalplerin ancak “Allah’ı anmakla” huzur bulduğunu anlar.

Ramazan Ayı ve Oruç – Ramazanı Nasıl Karşılamalıyız?

Mübârek Ramazan’ı Nasıl Karşılamalıyız?

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olmak üzere kendisinde Kur’ân indirilen aydır…” (Bakara, 2/185)

Allahu Teâla Ramazan ayına bazılarını şöyle sayabileceğimiz ve diğer aylardan farklı pek çok özellik ve üstünlükler vermiştir;

1. Oruç tutanın ağız kokusu Allah nezdinde misk kokusundan daha hoştur.
2. Melekler oruçlulara iftar vaktine dek mağfiret diler.
3. Allah azze ve celle her gün cennetini süsler ve şöyle buyurur:

“Salih kullarımın üzerlerindeki sıkıntı ve eziyet veren şeyleri atarak sana gelmelerine fazla bir zaman kalmadı”.

4. Bu ayda azgın şeytanlar zincire vurulur, cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kilitlenir.
5. Yine bu ayda bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi vardır. Bu gecenin hayrından mahrum kalan kimse, hayrın tümünden mahrum kalmış demektir.
6. Ramazanın son günü bütün oruçlulara mağfiret olunur. Bu ayda Allah’ın cehennem ateşinden azad ettiği kimseler vardır ki, bu da Ramazanın tüm gecelerinde gerçekleşir.

Böylesine özellik ve faziletlere sahip olan bir ayı nasıl karşılayalım? Salih bir kimse bu ayı; samimi bir tevbe, tam bir kararlılık, vakitlerini salih ameller ile mamur etmek niyetiyle karşılar. Allahu Teâla’dan kendisine güzel bir şekilde ibadet edebilmemiz için yardımını esirgememesini niyaz ederiz. (Amin).

O halde Ramazanı en güzeliyle değerlendirmek için ne gibi salih amellerde bulunmalıyız sorusunun yanıtını birlikte arayalım;

Ramazanda Yapılması Gereken Salih Ameller>> bir sonraki yazımda..

Kaynak: islamhouse

Çocuklara Oruç Tutmayı Ramazan Ayını Nasıl Sevdirebiliriz?

Ramazan’da yeme içme, yatma kalkma düzeninin değişmesi, misafirliklerin ve misafirlerin yoğunlaşması, camilerin daha sık ve uzun süreli ziyaret edilmesi çocuklarda merakla karışık bir heyecanı beraberinde getirmektedir. İşte bu merakla karışık heyecan çocuklara ahlaki değerler kazandırmak, içinde yaşadığı toplumun kültürünü anlatmak ve benimsetmek, din ve dinî yaşayış hakkındaki algısını derinleştirmek anlamında anne-babalar için bulunmaz bir fırsat olmalı ve mutlaka bu kıymetli zaman dilimi iyi değerlendirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki;

Hiçbir baba çocuğuna iyi terbiyeden (islam ahlâkından) daha güzel bir miras bırakamaz. Hz. Muhammed

İslâm’ın güzel bir din olduğunu çocuklarımıza anlatmak istiyorsak öncelikle kendimizi düzeltmeliyiz, çünkü; çocuklarımız ilk olarak bizi model yani örnek alacaklardır.. Ramazan ayında oruç tutttuğunda sinirlenen, öfkeden ve kinden gözü dönen üstelik bir de dedikodu ve laf taşıma gibi çirkin adetleri olan insanlar bilmelidir ki; çocukları da onlar gibi olacak ve oruç tutmayı sadece adetten diye bir zorunluluk olarak nefretlik bir ruh hali içerisinde ifâ edeceklerdir. Üstelik o tür bir ruh hâli ile tutulan oruç, etrafa öfke saçmaktan başka bir işe de yaramayacaktır. Hemde çocuklarınız oruç tuttuğunda sinirlendiğinizi gördükleri için (muhtemelen açlığın ve manevi boşluğun, yani orucu öylesine tutuyor olmanın verdiği öfke yüzünden) sizin oruç tutmamanızı isteyeceklerdir içten içe.. (oruç tutmadığınızda daha sakindiniz ya! çocuk huzur istiyor ne yapsın, onun suçu yok!) Ve bu yüzden sizin gibi ne yazık ki onlar da, oruç ibadetinin hikmetlerinden / nimetlerinden faydalanamayacaklardır… Oruç tutmayı ve orucu çocuğumuza sevdirmek ancak; güzel, örnek davranış ve hallerimiz ile mümkündür. İslâm’ı ve İslâm’ın şartlarını en güzel öğretme biçimi budur.

Peki bu konuda neler yapabiliriz? Çocuklara Oruç Tutmayı ve Ramazan Ayını Nasıl Sevdirebiliriz?

 

1- İyi hazırlanmak: Ramazan bize bir mesajla gelmektedir ve bu mesaj yeme içmenin ötesinde ruhi bir gelişim ve olgunlaşma mesajıdır.

2- Evimizi süslemek: Evimizi süsleyebilir, Ramazan’ın kaçıncı gününde olduğumuzu gösteren bir takvim hazırlayabiliriz.

3- Yaşayarak anlatmak: Çocuklar duyduklarından çok gördüklerini taklit ederler; yani kötü alışkanlıklarından mümkün olduğunca arınmış ve  farklılaşmış bir birey olarak çocuklarımıza örneklik oluşturmalıyız.

4- Orucu teşvik etmek: Yaşlarına göre oruç tutmalarını güzel sözlerle ya da küçük hediyelerle teşvik edelim. Küçük yaştakiler birkaç saat da olsa oruç tutabilirler.

5- Huzuru hissettirmek: Oruçlu iken anne-babalarının daha anlayışlı ve kimseyi incitmeme konusunda hassas olduğunu gören çocuklar, terbiye eğitimini aktif olarak alacaklardır.

6- Ziyaretleri unutmamak: Çocuklarımızla beraber akrabalarımızı, hasta ve muhtaçları ziyaret ederek sosyal yardımlaşmanın ve sıla-i rahimin sadece sözde kalmaması gerektiğini göstermiş oluruz.

7- İftar ve sahurları ailece yapmak: Oruç tutmasalar da iftar ve sahurlarda ailece sofraya oturmaya çalışalım. Sesli olarak dua etmeyi düzenli hale getirebilirsiniz.

8- Camilere götürmek: Bakın edebiyatçı Halit Fahri Ozansoy, babasının kendisini çocukluğunda Sultanahmet Camii’ne götürdüğü bir Kadir Gecesi’ni anlatıyor: “Çocuklukta böyle geceler, din duygusunun, Allah ve Peygamber duygusunun ruha derinlemesine işlediği gecelerdir. Babalar bunu bugün de düşünüyorlar mı? Ben, Kur’an’ın nâzil olduğu her Kadir Gecesi’nde o küçük yaşımın, o hayranlık ve iman dolu gecesini hatırlarım. Babam, bana bıraktığı bu kutsal hatıra ile mezarında daha rahat uyuyabilir.”

9- Çocuk iftarları düzenlemek ve çocuklarımızı ev sahibi yapmak: Oruçlulara iftar vermenin önemini ve sevabını çocuğumuza anlatarak, kendi akranlarını çağıracakları çocuk iftarları düzenleyelim ve çocuklarımızın daveti sahiplenerek misafirleri çağırmasını, sofrayı ve ikramları organize etmede sorumluluk almasını sağlayalım.

10- Yardım kutusu hazırlamak: Bir yardım kutusunu çocuklarımızla beraberce hazırlayalım ve çocuklarımızdan birine yardım kutusunun sorumluluğunu vererek Ramazan boyu hem aile fertlerinin hem de misafirlerin yardım kutusuna katkıda bulunmasını sağlayalım.

11- Köşe panosu yapmak: Evimizin güzel bir köşesine Ramazan’la ilgili bilgilerin, hatıraların, güzel söz ve yazıların yer alabileceği günlük yenilenen bir Ramazan panosu hazırlayalım ve sorumluluğunu çocuklarımız arasında paylaştıralım.

12- Fotoğraf albümü hazırlamak: Ramazan boyunca yaşadığımız hatıralarımızın, resimlerimizin, okuduklarımızın vs. yer alacağı bir Ramazan albümü hazırlayalım