Utanmak Güzeldir

Edep ve hâyâ.. Edepten dolayı utanmak.. Yüz kızarması.. Çok çok güzeldir.. Çünkü;

Utancı giden kimsenin kalbi ölür.
Hz. Ömer (R.A.)

Kalbi ölen kimseyse  “hiç kızarmayan yüzü” yüzünden, günah ve gaflet bataklığına daldığını dahi göremez.

Bir kadın edepten daha güzel elbise giymemiştir.. Bir erkek edepten daha güzel bir servet edinmemiştir..
İmam-ı Gazâli

İslam'ın Özü: "Edep"

“Sizin en iyiniz, ahlâkı en güzel olandır.” Hadis-i Şerif

“Günah işlemek için bütün imkanlara sahipken, ortada hiçbir korku (BASKI) yok iken, sırf Allah rızası için, Allah’tan korktuğu için şehvetine esir olmazsa, ona mani olursa, en büyük fazilete kavuşur. Bu derece sıddıklar, şehidler makamıdır.” İmam-ı Gazali

“Siz iffetli olursanız, kadınlarınız da iffetli olur.” Taberâni

“Güzel huy gibi asâlet olmaz.” İbni Mace

“Edep asaletten, ilim maldan hayırlıdır.” Hz. Lokman

“Edep, ilimden önce gelir.” Hz. Ömer

“Namus gayreti imandan, kadın-erkek bir arada eğlenmek de nifaktandır.” Deylemi

“Resulullahın hayâsı (EDEBİ, UTANCI), bakire İslam kızlarının hayâsından çoktu.” Buhari

“Bütün ilimleri bilenin eğer edebinde noksanlık varsa, onunla görüşmediğime üzülmem, bunu kayıp saymam. Fakat edepli ile görüşemesem üzülürüm.” İbni Mübarek

“Hayâsızlık (edepsizlik, arsızlık) insanı küfre düşürür.” Hadis-i Şerif

“Hayâ (utanmak, edepli olmak), baştan başa hayırdır.” Müslim

“Her dinin bir ahlâkı vardır. İslamiyet’in ahlâkı da hayadır.” İbni Mace

“Hayâsız olan, emanete hıyanet eder, hain olur, merhamet duygusu kalmaz, dinden uzaklaşır, lanete uğrar, şeytan gibi olur.” Deylemi

“Hayâ ile iman, ikiz kardeştir. Biri giderse diğeri de gider.” Ebu Nuaym

“Hayâ imandandır. Hayâsızın imanı yok demektir.” İbni Hibban

“Allahü teâlâdan utanmak, imanın kuvvetli olduğuna, hayâsızlık da imanın zayıf olduğuna alamettir.”

“Edepli olacaksan, Edepsizden yüz çevir.”

Edep ve hayâ ile ilgili detaylı bilgi istifadesi için tıklayınız.

İslam ve Komşuluk Hakkı

Yüce dinimiz İslam, komşuluk hakkına ve komşuluk ilişkilerine çok önem vermiş, sevgili peygamberimiz (SAV) devamlı bunun önemini vurgulamıştır. Zira İslam her bakımdan huzurlu, mutlu bir toplumu arzulamaktadır. Komşuluk ilişkilerinin üzerinde çokça durmasından dolayı Cebrail (a.s)’ın “komşuyu komşuya mirasçı yapacağı” hissine kapıldığını söylemektedir sevgili peygamberimiz (Buhâri, “Edeb” 28) O’nun diliyle huzurlu bir toplumun mamur bir dünyanın temeli iyi komşuluk ilişkilerine bağlıdır (Müsned, IV, 159). Mümin, iyi müslüman olan kişi; komşusunu “ne eliyle ne de diliyle” incitmez (Buhâri, “Rikak”, 23, Buhâri, “Edeb’ül-Müfred”, 54) bilâkis, farklı dinden bile olsa (Buhâri, “Edeb’ül-Müfred”, 58) O’na iyiliklerde (Tirmizi, “Zühd”, 2) ikramlarda bulunur (Müslim, “İman”, 74) Peygamberimiz şerrinden emin olunmayan komşusunun asla cennete giremeyeceğini (Müslim, “İman”, 73) söylemiş, kapısını komşusunun yüzüne kapatıp O’na iyiliği esirgeyenden kıyamette hesap sorulacağını (Buhâri, “Edeb’ül-Müfred”, 52) haber vermiştir.

Peygamberimiz Allah’ın sevgisine mazhar olan üç grup insan arasında kötü komşusu olup O’nun kötülüklerine sabreden kişiyi saymıştır (Beyhâki, “Sünenü’l Kübra” IX 266). O’nun diliyle salih (ahlaklı, edepli, güvenilir) komşuya sahip olmak insanı mutluluğa götürecek nedenlerden biridir (Buhâri, “Edeb’ül-Müfred”, 162)

Dışı Parlak, Ya İçi?

“Dikkat ediniz, uyanınız! Nice elbisesini parlatan cilalayan vardır ki dinini kirletmiştir. Ve nice kendini üstün görüp gururlanan vardır ki, şahsiyetini yerle bir edip eskitmiştir.” (Ebu Ubeyde)

Hz. Muhammed Ahlâkı

Peygamber efendimizin her hali Sahabiler için bir örnek teşkil etmiştir.

Peygamberimizin aile hayatına ait meseleleri Aişe validemizden öğreniyoruz:

Resulullah hiçbir zaman şahsı (nefsi) için kin tutmazdı. Bir şeye kızarsa Kur’an kızdığı için kızar, beğenirse Kur’an beğendiği için beğenirdi. Ne kötü söz söyler, ne de kötülük yapmak isterdi.

Hz. Ali ise O’nun ahlâkını şöyle anlatmaktadır:

Daima güleryüzlü, güzel huylu idi. Kimse ile çekişmez, bağırıp çağırmazdı. Çok konuşmaz, boş şeylerle uğraşmazdı. Hiç bir kimseyi arkasından kınamaz, ayıplamazdı.

Enes bin Malik ise şunları nakleder:

O insanların en lütufkarıdır. Bir çocuğu dahi geri çevirmezdi. Biri ile musafaha ettiği (selamlaştığı) zaman, elini tutan kimse bırakmadıkça elini bırakmazdı.

En Büyük ve En Zor Cihat

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) şöyle diyor:

Cihadın en faziletlisi nefsi terbiye etmek için yapılan cihaddır!

Sahabeler savaştan döndüklerinde :”Küçük cihaddan döndük!” derlermiş. Nefse karşı yapılan cihad kesintiye uğramadan sürüp gider. Gözle görülen düşmanla savaşmak, gözle görülmeyen düşmanla savaşmaktan kolaydır.