Tevbe; Pişmanlıktır..

ALLAH (CC) YA RAB TEVBE EDİYORUM

affet ya rab tövbe tevbe istiğfar hadisi şerif

Öyle çaresizim ki Rabbim, çarelere ermiyor aklım…

Bir yüzüm solgunken, isyankar öbür yanım…

Öğütleri “masal” gibi dinliyorum

Nasihatler ninni misali geliyor, başımı sallıyorum.. sanki anlamış, dikkate alacakmış gibi…

Beni takipte ızdırap.. Peşimden gelir kabuslar…

Kimsem yokmuş şu dünyada senden başka!..

Merhametine uzatıyorum ellerimi…

Senin rahmetinle yıkamak istiyorum kirli tövbelerimi

Dizginle çılgınlıklarımı…affet günahlarımı..

Ey affetmeyi seven Rabbim, sil göz yaşlarımı..

Sen teselli et beni, serinlik sun şu bağrıma…

Vardır bunda da bir hayır..

Hayırlı kederlerimi sen sevdir bana!..

Tıpkı geceye saçılan yıldızlar gibi,

ömrüme ışık olsun, sıkıntı anlarımda ettiğim dualar..

Hüzünlerde olgunlaştır beni..

Cahilim çok cahilim..

Sen yolum ol! Sen sonum ol!

Sen tut elimden, sana giden yollarda nurum ol!

Dağlar kadar günahlarıma, bir avuç tövbe kırıntısı getirdim…

Sen derman ol şu volkanlarıma…

Sensiz bir yürek ne kadar boş!..

Affeyle Ya Rabbel alemin…

KAYNAK: Tevbe Etmek Farzdır E-Mail Grubu.

Dua Almak Dua Etmek Duanın Önemi

Vaktiyle bir ateşperest (ateşe tapan-Mecûsî) oğlunu evlendirmektedir. Düğün günü birçok koyun ve inek kesilir. Et kokuları mahalleyi sarar. Ancak evin bitişiğinde, Müslüman,
dul bir kadın, dört yetimiyle yaşamaktadır. Hepsi de günlerdir açtırlar. Kadıncağız, düğün evinin kapısını çalıp, ‘ateş’ ister. Ancak maksadı başkadır. “Belki yemek verirler” diye gitmiştir. Adam, kadının niyetini anlasa da, bir şey vermez. Kadıncağız, bir daha gidip ‘ateş’ ister. Yine eli boş döner. Üçüncüde yine öyle. Ama ne olur bilinmez, bu defa acır kadına. Hallerini anlamak için dehlize iner ve dayar kulağını bitişik evin duvarına ve dinler.

Yetimcik, annesine yalvarıyor:

Anneciğim, ne olur bir daha git. Belki bu sefer bir şey verirler.

Kadın ağlamaklıdır:

Üç defa gittim yavrum! Artık utanıyorum.

Adam bunu duyar. Kalbi sızlar. güzel bir ‘Sofra’ hazırlatıp, gönderir evlerine. Ve dehlize inip, dinler yine. Yetimlerin en küçüğü dua ediyor:

Ya Rabbi! O nasıl bize ikram ettiyse, sen de ona ikram et! Onu imanla şereflendir!

Ardından;

Âmiiiin!

sesleri yükselir.

O anda, kalbi döner ateşperestin. Ve ‘Şehâdet’i getirip imanla şereflenir.

Sadaka, belâyı önler. Ama dua; kaderi değiştirir buyurmuştur büyüklerimiz..

Düşüncelerine dikkat et;
Sözlere dönüşüyorlar,
Sözlerine dikkat et;
Eyleme dönüşüyorlar,
Eylemlerine dikkat et;
Alışkanlıklarına dönüşüyorlar,
Alışkanlıklarına dikkat et;
Kişiliğine dönüşüyorlar,
Kişiliğine dikkat et;
Kişiliğin kaderin oluyor!

Ya Rab! Bize halim bir ahlâk, sâlim bir kalp, zarif bir huy, gayur bir ilim, sâlih bir amel, abid bir karakter, muttaki bir gayret, muhsin bir suret ver. Âmin.

Ya Rab! Kalpler senin kudretinde evirilip çevrilirken bizim kalbimizi İslam dininin üzere sabit kıl. Âmin.Âmin…

Aşûre Gününün Önemi ve Fazîleti

O Gecenin Hürmetine…

Basra’da zengin bir adam vardı. Her senenin aşure gününde Müslümanları evine davet eder, sabaha kadar geceyi ihya ederler ve fakirleri bulup yardımda bulunurlardı.

Evinin bitişiğindeki komşusunun kızı kötürümdü. Kız babasına sordu:

“Bugün nedir ki komşumuz Kur’an okuyor?” Babası:

“Bugün aşure günüdür, Allah katında hürmeti büyüktür..”

Sonra uykuya vardılar. Fakat kız Kur’an’ı dinliyordu. Sonra Allah’a dua ederek:

“Bu gecenin senin katındaki hürmeti hakkı için, bu gece senin rızan için uyumamış kullarının hürmetine beni şu halimden kurtar” dedi. O anda afiyet bularak ağrılarından kurtulup ayağa kalktı. (elbette ki alemleri ve canlıları yoktan var eden Allah’ın gücü herşeye yeter) Sabah bu hali görünce şaşıran babası:

“Kızım bu nasıl oldu?” diye sordu. Kız da:

“Gece Allah’a tevessül ettim. O da bana sıhhatimi ihsan etti.” dedi..