Allah’ın En Sevdiği İnsan: Takvalı İnsan

Takva; emir ve yasaklarına uyarak, Allah’a karşı saygılı olmak, dünya veya âhirette insana zarar verecek, ilâhî azaba sebep olabilecek söz, fiil ve davranışlardan, her türlü günahtan uzak
durmak demektir. Takva, şuurdan yoksun olarak çok ibadet etmek ve bedensel şekillere bürünmek değil, bütün benliği ile Allah’ a yönelme ve O’nun hoşlanmadığı davranışlardan uzak durma gayretidir. Nitekim Kur’an’da şöyle buyurulur:

“Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat ona sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır…”

Peygamberimiz (s.a.s.) ise şöyle buyurur:

“Allah Teâlâ sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalplerinize bakar” (Müslim, “Birr”, 33).

Aşûre Gününün Önemi ve Fazîleti

O Gecenin Hürmetine…

Basra’da zengin bir adam vardı. Her senenin aşure gününde Müslümanları evine davet eder, sabaha kadar geceyi ihya ederler ve fakirleri bulup yardımda bulunurlardı.

Evinin bitişiğindeki komşusunun kızı kötürümdü. Kız babasına sordu:

“Bugün nedir ki komşumuz Kur’an okuyor?” Babası:

“Bugün aşure günüdür, Allah katında hürmeti büyüktür..”

Sonra uykuya vardılar. Fakat kız Kur’an’ı dinliyordu. Sonra Allah’a dua ederek:

“Bu gecenin senin katındaki hürmeti hakkı için, bu gece senin rızan için uyumamış kullarının hürmetine beni şu halimden kurtar” dedi. O anda afiyet bularak ağrılarından kurtulup ayağa kalktı. (elbette ki alemleri ve canlıları yoktan var eden Allah’ın gücü herşeye yeter) Sabah bu hali görünce şaşıran babası:

“Kızım bu nasıl oldu?” diye sordu. Kız da:

“Gece Allah’a tevessül ettim. O da bana sıhhatimi ihsan etti.” dedi..