Hatayı Kabul Etmek, Erdemdir

Nefsini itham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. (sığınma, korunma talep eder) İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. (daimi, yani sürekli inkarcılık; gafletten ve aşırı gururdan-inatçılıktan-yalancılıktan ileri gelir) Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa müstehak olur.

“Lem’alar|Risale-i Nur Külliyatı”

Güzellik Aldatmacası

Güzel kadınlar şeytanın erkekler üzerinde en çabuk kullanabildiği askerlerdir.. Şeytan giremediği yere, güzel kadınları gönderir diye bir laf vardır.. Bu sözde gerçeklik payı vardır bence.. Yalnız bahsedilen cinsteki kadınlar elbetteki kendini şeytanın ellerine kolaylıkla bırakan, Allah’ın tesettürle kapat dediği “ziynetlerini” göstere göstere dünya üzerinde gezen imanı zayıf (ya da tamamiyle imansız-gayri müslim)  kadınlar için geçerlidir.. İmanı güçlü olan ve Allah’ın tesettür emrine riayet eden bir kadını şeytanın kullanması zordur çünkü. Diğerini kullanmak ise çocuk oyuncağıdır şeytan için. Çünkü onun açık kıyafetleriyle sadece salına salına yürümesi bile bir çok kişiyi yoldan çıkarıp kâfir dahi edebilir..

Güzellik kavramı dünya hayatında “ceset güzelliğinden” ibarettir çoğu insan için.. Ancak her insan gibi bizim de vaktimiz dolup ecelimiz yani ölüm günü geldiğinde dünya aldatmacalarıyla kör olan gözlerimizdeki perde kalkacak ve: “aaaaa bunu daha önce söylemişlerdi ama inanmamıştım” dediğimiz ya da kulak arkası ettiğimiz bir çok şeyin gerçek olduğunu ne yazık ki çok geç göreceğiz..

Gerçek güzellik Allah katında güzel olandır, ve Allah katında güzel olan tek şey de Hz. Muhammet ahlakına en çok uyan ve kendisini en çok sevenlerdir. Allah katında en üstün olanlar “cesetleri” yani vücutları-yüzleri yakışıklı-güzel ya da karizmatik olanlar değil, TAKVA ehli olanlardır. Bunu gözlerindeki perde kalkmadan görebilene ne mutlu.. Allah hepimizi O’nlardan eylesin inşallah..

İyi Arkadaşın Tarifi

Her insan sohbete ve arkadaşlığa uygun değildir. Hz. Muhammed (SAV) :

Kişi, arkadaşının dini (ahlâkı) üzeredir. Her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine iyi baksın.

buyurmuştur.

Kâmil müslüman için iyi kategorisine alınacak arkadaşta bulunması gereken özelliklerin başında gelenler şunlardır:

  1. Akıllı olması
  2. Güzel ahlâk sahibi olması
  3. Fasık olmaması
  4. Bid’ât ehli olmaması
  5. Dünya malına ve dünyevi zevklere aşırı düşkün olmaması

Hz. Ali kötü arkadaşlar hakkında şöyle buyurmuştur:

Cahille arkadaşlık etme, kendini ondan koru. Nice cahiller vardır ki arkadaşlık ettiği insanla kıyâs edilir. Ahmak, arkadaşına faydalı olmaya çalışırken zarar verir.

Bazı hikmet ehli:

Akıllı düşmanımdan eminim, ama ahmak dosttan korkarım

demiştir.

Fâsıkla da arkadaşlığın faydası yoktur. Zira; Allah’tan korkmayan kimsenin şerrinden emin olunmaz. (Fasık; imânı olan, ancak; gaflette olan, sürekli günah işleyen, tövbe etmeyen ve Allah’tan uzak yaşayan müslümana nedir..) Allah’ü Teala:

O (fasık) kimseye uyma ki, kalbini bizim zikrimizden gâfil kılmışızdır ve hevâsına (nefsani zevklerine) tâbi olmuştur (tapar olmuştur)

Bu tür yararsız ve hayırsız arkadaşlarla münasebeti kesmek, kişiyi Allah’a yaklaştırır.

En Zoru Başaranlara Selam Olsun!

Allah yolunda ilerlemeye karar veren iki kardeşten biri, bu amacına bir dağ başında ulaşabileceğini düşündü ve dağ başında çobanlık yapmaya başladı. Diğeriyse, halkın arasında amacına ulaşabileceğine inandı ve şehirde ayakkabı tamirciliğine başladı..

Yıllar sonra iki kardeş, haramlardan kaçınarak Allah yolunda mesafe aldılar..

Bir gün dağda olan kardeş, şehirdekini ziyarete gitti, bez bir torbaya bir kaç litre süt koydu, kardeşinin dükkanına gelincede süt dolu torbayı çengele astı.

Biraz sonra dükkana bir kadın geldi. Kadın ayakkabısını tamir için çıkartıp, giyerken çoban kardeşin kalbi bozuldu.
Torbada duran süt şıp şıp akmaya başladı. Kadın gittikten sonra ayakkabıcı kardeş çoban kardeşini ikaz etti:

Kardeşim! İnsanlardan uzak yaşayarak haramlardan kaçınmak kolaydır, önemli olan; insanlarla sıkı ilişkiler sürdürürken dürüst kalabilmek, ortam günah işlemeye elverişli olmasına rağmen günaha harama  düşmemektir. Allah katında dürüstlüğün ve ibadetin (haramlardan uzak kalmanın) makbul olanı budur…

En Büyük ve En Zor Cihat

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) şöyle diyor:

Cihadın en faziletlisi nefsi terbiye etmek için yapılan cihaddır!

Sahabeler savaştan döndüklerinde :”Küçük cihaddan döndük!” derlermiş. Nefse karşı yapılan cihad kesintiye uğramadan sürüp gider. Gözle görülen düşmanla savaşmak, gözle görülmeyen düşmanla savaşmaktan kolaydır.

Nefsin Kölesi Olanlar..

Ehl-i hikmetten biri şöyle der:

Kimin nefsi kendisi üzerine hakimiyet sağlarsa, o kişi nefsi arzularının esiri olur; günah zindanında mahsur kalır ve kalbini faydalı şeylerden mahrum bırakır! Vücut tarlasını nefsin arzularıyla sulayan, kalbine pişmanlık ağacını dikmiş olur!

Allahü Teala canlıları üç sınıf halinde yaratmıştır:

  1. Melekler: Allah (CC) melekleri yaratmış, onları yalnız akılla donatmış, onlara nefsin arzularını yerleştirmemiştir.
  2. Hayvanlar: Allah, hayvanlara nefsin arzularını vermiş, fakat akıl vermemiştir.
  3. İnsanlar: Allah, insanlara hem aklı, hem de nefsin arzularını yerleştirmiştir. O halde; nefsi arzuları aklına üstün gelen kişiler hayvanlardan daha aşağıdır. Fakat aklı nefsi arzularına üstünlük sağlamış kişiler meleklerden bile daha hayırlıdır.

Nefsin arzularına boyun eğmek sultanları köle durumuna düşürür; onlara karşı sabretmek ise köleleri sultan eder.

Kalplerin Keşfi Kitabından

Hz. Ali’nin Hikmetli ve Özlü Sözleri..

Affetmek fazilettir, erdemdir.

Emanete sahip olmak imandandır.

Kanaat insanı zengin yapar, yerinde kullanılmayan zenginlik nefsi azdırır.

Akıllı kimse, günahlarını tövbe ile örtendir.

Cömert; kötülük yapana iyilikle karşılık verendir.

Alim; sözü, işine uygun olandır.

Alim ilme doymaz.

Akıllı; şehvetten uzaklaşan, ahireti dünya ile değişmeyendir.

Akıllı; yalnız ihtiyacı kadar konuşur.

Allah’a kavuşmak, kötü insanlardan uzak durmakla olur.

Hz. Ali (r.a)

Akıllı İnsan; Hesap Günü Gelmeden Hesabını Yapandır..

Dünya hayatını yaşarken, dünyayı kazanıp ahireti kaybedenlerden olmayalım. Şayet inandığımız iman , ibâdet ve ahlâk kurallarını hayatımıza yansıtamıyor, İslam’ın güzelliklerini yaşayamıyorsak kulluk imtihanını kaybediyoruz demektir.

Asra yemin olsun ki;  insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman eden, salih (temiz ve iyi niyetli) amel işleyen, birbirine hakkı (doğruyu, dürüstlüğü) ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.

Asr 1-3