İslamiyette Kadının Kocası Üzerindeki Hakları

İslamiyette Kadının Kocası Üzerindeki Hakları Yazısı

Aile reisliğini adilane yapmak: Erkek, üstlendiği büyük sorumluluğun bir karşılığı olmak üzere aile reisliği makamına oturur. Çünkü o, bedenen daha kuvvetlidir ve aileyi idare etmek için daha güçlüdür. Kadın, tıpkı gül gibidir; gül, yakıcı güneşe, rüzgâra ve kasırgaya dayanamadığı gibi kadın da, ağır ve yıpratıcı sorumluluklara dayanamaz.

Şu bir gerçek ki: Devletlerde, milletlerde, iş yerlerinde, ailelerde huzurun sağlanabilmesi için, son sözü bir kişinin söylemesi lazımdır. Her kafadan bir ses çıkarsa huzur olmaz. ALLAH Teâlâ:

“Erkekler kadınlar üzerine hâkimdirler, kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. O sebeple ki, ALLAH onlardan kimini bazı hususlarda, kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcama yapmakta, infak etmektedirler…” (Nisa suresi: 34) 

“…Kadınların da ödevlerine denk belli hakları vardır. Ancak erkekler, kadınlara göre aile reisliğinden ibaret olan bir derece üstünlüğe sahiptirler. ALLAH azîzdir, hakîmdir.” (Bakara sûresi: 228)

Âyet-i kerimeleri ile ailede son sözü söylemeyi erkeğe vermiş, erkekleri kadınlar üzerine hâkim kıldığını bildirmiştir.

İslâm’da aile dirliği kocanın hâkimiyetine dayandırılmıştır. Ayet-i kerime, ailede erkeğin reisliğini esas kılmıştır. Ama bunu nafaka temin etme sebebine bağlamıştır. Nafakanın temini itaati gerektiren bir hukuk getirmektedir.

Erkeklerin maddi ve manevi özellikleri ile ekonomik rolleri onların aile reisi olmalarını tabiî kılmıştır. Aile küçük bir toplumdur. Toplum düzenle yaşar. Düzen ise bir reisi, bir idareciyi zaruri kılar. İslâm’da devlet başkanından aile reisine kadar her idareci ilâhî talimata göre hareket etmek, yönetmek mecburiyetindedir; şu halde onlara itaat bu talimata itaat demektir.

Bunun için kadın, düşüncesini söylemeli fakat son sözü kocasına bırakmalıdır. Erkek yanlış bile yapsa, dine uygun yapıldığı için, ALLAH Teâlâ o işin neticesini hayra çevirir. Evde senin dediğin, benim dediğim olacak kavgası olursa o evde huzur olmaz.

2- Diktatörlükten sakınmak: Erkek, her ne kadar ailenin reisi ise de, gelişigüzel emir ve yasaklamada bulunmaktan sakınmalıdır; eşinin ve çocuklarının görüşlerini dikkate almalı, evin idaresinde, onun fikrini sormalıdır. Kendini beğenmişlik ve yersiz sıkmalar, ailede diktatörlük düzeninin hâkim olmasına sebep olur; sağlıklı aile ilişkilerine ve çocukların doğru biçimde eğitilmesine zarar verir. Erkeğin aile müdüriyetinde başarılı olması, ancak aile fertlerinin gönüllerine taht kurmasıyla mümkündür.

3- Hanımıyla güzel geçinmek, onu himaye etmek ve onunla kaynaşmak. Erkek, kadına son derece şefkatli ve iyi muamele yaparak ailenin huzur ve geçimini sağlamalıdır. Eve geldiği zaman güler yüzle selâm verip tatlı dil ile hal hatır sormalıdır. Cenab-ı Hak şöyle buyurur:

“Onlarla yani hanımlarınızla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki bir şey hoşunuza gitmez de, ALLAH Teâlâ ondan bir çok hayır takdir etmiş bulunur.” (Nisa Suresi: 19)

Ebû Hureyre (R.A.)’den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

“Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlâkı en güzel olanıdır ve sizin en hayırlınız da, hanımlarına karşı ahlâk bakımından hayırlı olanınızdır.” Tirmizî, Radâ: 11, No: 1162, 3/457; Ebu Dâvud, Sünnet: 16, No: 4682

 

buyurdu.

Hz. Ali (R.A.)’den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

“Sizin en hayırlınız, hanımına karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de hanımıma karşı sizin en hayırlı olanınızım. Kadınlara ancak kerim olanlar ikram, kötü olanlar da ihanet eder.” Aclûni, Keşfu’l-Hafa; No: 1234; 1/386

buyurdu.

Ebû Hureyre (R.A.)’den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

“Bir mü’min erkek, bir mü’min kadına buğzetmesin! Çünkü onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.” Müslim, Rada’: 61, No: 1469

Bazı yörelerde erkeğin karısına karşı nazik davranması kılıbıklık olarak değerlendirildiği için iyi davranışlar hep kadınlardan beklenmiş; sertlik, kabalık ve kendi başına buyruk olma erkeklerin tabii hakkı gibi sayılmıştır. Hâlbuki İslâmiyet, erkeklerin eşlerine karşı hoşgörülü olmalarını, kaba ve sert davranışlardan sakınmalarını istemiştir!!

Kocalara Nasihat

  1. Eşinize hakaret etmeyin.. Gördüğünüz kusurları tatlı dille söyleyin.
  2. Evinize asık suratla girmeyin. Yoksa ne ekerseniz, onu biçersiniz.
  3. Hanımınıza ilk zamanlarda gösterdiğiniz sevgi ve ilgiyi devam ettirin.
  4. Arada bir de olsa eşinize hediye alıp onu sevindirin.
  5. İnatçı olmayın. İsteklerinizi zorla yaptırmaya kalkmayın.
  6. Nasılsa evlendim deyip giyinişinizi, bakımı ve temizliğinizi ihmal etmeyin.
  7. Karınıza ve çocuklarınıza karşı insafsız davranmayın. Ev halkı arasında asla taraf tutmayın.
  8. Kendi yakınlarınıza gösterdiğiniz ilgiyi, eşinizin yakınlarına da gösterin.

Erkeğin Cenneti Evidir..

Bedeni değişiklik ile başlayan büluğ çağı, fiziksel değişikliğin ve dini vazife ile mükellefiyetlerin başladığı zamandır. İslam hukukuna göre, büluğ ile kişi kendine, başkalarına ve Allah’ü Teala’ya karşı mes’ul hale gelir. Ve bazı vazifeler yerine getirmekte mükellef olunur. Evlilik, ergin bir kişinin hayatındaki en önemli vakıa olarak değerlendirilmektedir. İslam hukuku, evliliği; sıhhatli bir nesil yetiştirilmesinin ve dolayısıyla sağlıklı bir topluma sahip olabilmenin tek yolu olarak görmektedir. Müslüman aile hayatının temelinde Peygamber efendimiz (SAV)’in, “Erkeğin cenneti evidir” sözü yatmaktadır. Kumar, içki, fuhuş ve her türlü ahlaksızlığın yasak olduğu Osmanlı cemiyetinde ev ve aile esastı. Hatta pek çok mesire (gezinti yerleri) aileler için düzenlenmişti.

Müslümanlığın hakkını veren kişiler; evliliği, sadakati ve eşinin haklarını tam anlamıyla karşılamaya çabalayarak kocasının/karısının rızası peşinde koşmayı, rıza-i ilahiye (Allah rızasına) kavuşturacak güzel bir vesile olarak görürler.

suveay

Öğüt: Bir Anneden Gelinlik Kızına Mektup..

Bir annenin kızına güzel bir çeyiz hediyesi olarak emanet ettiği öğütlerini içeren mektubundan..

Yavrum! Sana kırk yıllık evliliğimin tecrübelerine dayaranarak bazı nasihatlerim olacak. Bu nasihatlerime uyarsan dünyada mutlu bir ömür geçirdiğin gibi, ahirette de ebedi saadete ulaşırsın..

  1. Kanaatkar ol.. Kocan tarafından getririlen yiyecek ve giyecek herşeyi memnuniyetle kabul et! Çünkü, kanaat, kalbi huzura kavuşturur.
  2. Söylenenleri daima iyi dinle, doğru anlamaya çalış ve kocanın meşru (haram olmayan) isteklerine karşılık ver.
  3. Evin ve her şeyin her zaman, temiz, bakımlı ve düzenli olsun.
  4. Eşinin yemek saati ile uyku saatine dikkat etmelisin. Açlık insanı huysuz eder, uykusuzluk ise öfkelendirir.
  5. Evinin mallarını ve eşyasını iyi koru. Yaptığın işleri ve iyilikleri asla ama asla başa kakma. İyiliğe karşı iyilik çabuk unutulur fakat kötülüğe karşı yapılan iyilik unutulmaz.
  6. Eşinin yakınlarına güzel muamelede bulun.
  7. Kocanın hatalarını yalnızken yumuşak bir dille söyle, başkalarının içinde tartışmaya girme.
  8. Kocanla arandaki sırları ya da kocanın sana güvenerek verdiği sırları başkasıyla paylaşma. Karı-koca arasındaki sırlar kabre beraberlerinde gömülmelidir.
  9. Eşinin üzüntüsünü ve neşesini paylaş. Ona her yönüyle iyi bir hayat arkadaşı ol.
  10. Yalan yuvayı içten içe yıkan bir kurttur, yalandan uzak dur.
  11. Aranızdaki problemleri kendiniz halledin, sakın bunları başkasına taşıma. Başkalarından medet umma acizliğine düşme.
  12. Kocandan, almakta zorlanacağı gücünün yetmeyeceği şeyler isteme!
  13. Kadının güzel huylusu, eşine cennet nimetidir. Sen kocana cennet nimeti ol. Azap çektirme!