İyi Arkadaşın Tarifi

Her insan sohbete ve arkadaşlığa uygun değildir. Hz. Muhammed (SAV) :

Kişi, arkadaşının dini (ahlâkı) üzeredir. Her biriniz kiminle arkadaşlık ettiğine iyi baksın.

buyurmuştur.

Kâmil müslüman için iyi kategorisine alınacak arkadaşta bulunması gereken özelliklerin başında gelenler şunlardır:

  1. Akıllı olması
  2. Güzel ahlâk sahibi olması
  3. Fasık olmaması
  4. Bid’ât ehli olmaması
  5. Dünya malına ve dünyevi zevklere aşırı düşkün olmaması

Hz. Ali kötü arkadaşlar hakkında şöyle buyurmuştur:

Cahille arkadaşlık etme, kendini ondan koru. Nice cahiller vardır ki arkadaşlık ettiği insanla kıyâs edilir. Ahmak, arkadaşına faydalı olmaya çalışırken zarar verir.

Bazı hikmet ehli:

Akıllı düşmanımdan eminim, ama ahmak dosttan korkarım

demiştir.

Fâsıkla da arkadaşlığın faydası yoktur. Zira; Allah’tan korkmayan kimsenin şerrinden emin olunmaz. (Fasık; imânı olan, ancak; gaflette olan, sürekli günah işleyen, tövbe etmeyen ve Allah’tan uzak yaşayan müslümana nedir..) Allah’ü Teala:

O (fasık) kimseye uyma ki, kalbini bizim zikrimizden gâfil kılmışızdır ve hevâsına (nefsani zevklerine) tâbi olmuştur (tapar olmuştur)

Bu tür yararsız ve hayırsız arkadaşlarla münasebeti kesmek, kişiyi Allah’a yaklaştırır.

Has ve Gerçek Müminin Alâmetleri..

Mümin hiçbir günahını küçük görmez. Kulunu günahını (gözünde) büyük görmesi samimi bir tövbenin gerçekleştiğini gösterir. Denilmiştir ki;

“Kul günahını büyük gördükçe, Allah katında o günah küçülür. Günahı küçük görmek (basite almak) ise büyük günahtır”

Nitekim Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Mümin, günahını her an üzerine düşmesinden korktuğu bir dağ gibi görür, gözünde büyütür. Münafık ise günahını, burnuna konmuş ve bir hareketle uçacak sinek gibi küçük ve basit görür.(Hadis-i Şerif)”

“Sizden her biriniz kendince en küçük günahıyla yakalanıp hesaba çekilmesinden bile sakınsın.(Hadis-i Şerif)”

Peygamber efendimiz şöyle dua etmiştir:

“Ey güzeli (güzelliği) ortaya koyan, çirkini (çirkinliği) örten, günah işleyeni hemen yakalayıp hesaba çekmeyen ve kulu örten perdeyi yırtıp açmayan Allah’ım! (Hadis-i Şerif)”

Riya Dolu ve Edepten Uzak İyilik, Sahibine Yük Olur

Herhangi bir amel işlerken gösterişten uzak durmak gerekir. Böyle bir amel, tıpkı Allah’ü Teala’nın Kur’an-ı Kerim’de halis sütü tanıttığı gibi halis ve temiz olur. Şöyle buyrulur:

Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki artık ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruz.

Nahl:66

Eğer o sütün içinde kan ve dışkıdan birinin özelliği bulunsa idi, süt halis olmaz ve içilmezdi.

Amellerin durumu da böyledir. Bu amellere riya veya nefsin kötü arzuları bulaşırsa Allah için olmaktan çıkar. Kul, işlediği amelde Allah’a karşı sadakat ve edebi tam olarak yerine getirmemiş olur. Allah’ü Teala da öylelerinin işlediği ameli kabul etmez.